
Etkinliğin Amacı
Teknoloji ve yaşam standartlarındaki hızlı değişim, kent planlama yaklaşımlarını etkileyerek sosyal refah, yaşam kalitesi, çevre bilinci, sürdürülebilirlik, inovasyon ve teknoloji gibi kavramlarının, modern kent planlama yaklaşımlarıyla uyumlu olmasını sağlamıştır. Bu bağlamda, "Akıllı Kent" konsepti, yenilikçi kent planlama yaklaşımlarının bütünleştiği, çevre, ulaşım, ekonomi, yönetişim, insan ve yaşam hususlarını ele alan kapsamlı bir çerçeve olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye'de akıllı kent planlaması, 2016-2017 yıllarından itibaren uygulanmaya başlanmış olup, bu süreç kentsel yaşam üzerinde işlevsel anlamda olumlu etkiler yaratırken kamu açısından çeşitli olumsuz algılara neden olmuştur. Gelişen teknoloji ve dijitalleşmenin kent yaşamına olan olumlu ve olumsuz etkisi sebebiyle akıllı kent uygulamalarının mekânsal etkilerinin irdelenerek kent için en uygun kararların verilmesi gerekmektedir
Akıllı kent uygulamalarının kentsel yaşam ve mekânsal etkileri, literatürde geniş bir yer tutmaktadır. Ancak, küresel ölçekte yapılan çalışma sonuçlarının, yerel bağlamdaki etkileriyle ne kadar örtüştüğü henüz yeterince incelenmemiştir.
Nüfus yoğunluğu artışının kent altyapılarında, kaynaklarında ve hizmetlerinde de artışa yol açmaktadır. Kentlerin yerleşik ve gelişmiş bir toplumsal durum olduğu düşünüldüğünde, vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasında ve kentsel altyapıların, kaynakların yönetiminde de kentlerin akıllanması gerekmektedir. Akıllı kent tanımlamalarında yaşam kalitesi, altyapı, bağlantılılık, sürdürülebilirlik, bilgi yönetimi, teknoloji, katılımcı yönetim gibi kavramlar da bulunmaktadır. Şehirleşme ve nüfus artışının bir sonucu olarak yeşil alanlar ve parklar, kentsel yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır. Ancak günümüzde kent parkları, kullanıcı ihtiyaçlarının karşılanamaması, erişim sıkıntısı, eskime, anti sosyal davranışlar, düşük güvenlik düzeyi, yetersiz bakım, ihmal edilen yeşil alanlar ve sermaye iyileştirmeleri için kaynak yetersizliği gibi ciddi zorluklarla karşı karşıyadır.
Peyzaj Mimarlığı mesleğinin temel uğraşı alanlarından birisi olan Peyzaj Planlama ve Tasarım çalışmalarında insan, yaşadığı çevre, alan kullanımları ve bu kullanımlar sonucu ortaya çıkan ürünlerin tanımlanması ve değerlendirilmesi önemli yer tutmaktadır. Özellikle lisansüstü düzeyde (yüksek lisans ve doktora) yapılan sürdürülebilirlik kapsamında ki çalışmaların birçoğunda akıllı kentler, akıllı parklar ve dijital çevre kavramlarının peyzaj araştırmaları açısından değerlendirilmesi bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda akıllı kent bileşenlerinden biri olan akıllı parkların planlanması ve tasarımı için belirlenen kriterlerin belli yöntem ve tekniklere göre öğrencilere öğretilmesi ihtiyacı bulunmaktadır.
Bu eğitim programının amacı, akıllı kentler kapsamında akıllı park yönetimi ile ülkemizdeki bilgi birikimine katkıda bulunmak, bu konuda deneyimli öğretim üyelerinin bilgilerini yüksek lisans ve doktora öğrencilerine aktarmak, peyzaj planlama ve tasarımı konusunda yapılacak araştırmaların niteliğine katkıda bulunmak, lisansüstü düzeyde yetkin meslek mensupları yetiştirmektir.
Kapsam
20. yüzyılın ikinci yarısında kırsaldan kente göç, sanayileşmenin ve kentleşme sürecinin gelişimi alanında olumlu etkiler yaratırken, yaşam kalitesi, kent ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler de doğurmuştur. Kentlerin, nüfus kapasitesini aşması, nüfus yoğunluğu, altyapı, sağlık ve sosyal sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu sorunlara yanıt olarak, insanları bilinçlendirmeyi, sağlıklı bir çevre sağlamayı, kentsel yükü dağıtmayı, ulaşım sürelerini kısaltmayı ve kentsel bilgileri veri tabanında sunmayı amaçlayan yenilikçi kent planlama yaklaşımları geliştirilmiştir.
Geliştirilen yenilikçi kent planlama yaklaşımları, "Akıllı Kent" kavramı altında ele alınmıştır. Akıllı kentler, teknolojiyi kullanarak çeşitli sorunlara çözüm üreten ve farklı ihtiyaçlara cevap veren kentlerdir. Akıllı kentler, sadece teknolojik değil, aynı zamanda afetlere duyarlı, ekolojik, öğrenen veya yavaş kentler gibi farklı disiplinlerin bir araya geldiği yaklaşımları içermektedir.
Akıllı kentler, akıllı toplumların yaşam alanlarıdır. Akıllı toplumlar; yüksek hızlı geniş bant altyapılarını inşa etmeye odaklanacak, ancak bulundukları yerin duygusunu da yeniden inşa etmek ve yenilemek isteyeceklerdir. Akıllı topluluklar; özünde, teknolojinin koşullandırmasında ve kullanılmasında değil, ekonomik kalkınmanın, iş büyümesinin ve artan yaşam kalitesinin teşvik edilmesiyle hareket etmektedirler. Başka bir deyişle, akıllı toplulukların teknolojik yayılımı, kendi başına bir amaç değil, yalnızca kentleri yeni bir ekonomi ve toplum için açık ve zorlayıcı bir toplum yararı ile yeniden yaratmanın araçlarındandır.
Ortaya çıkan bu durum, kentlerde enerji ve çevre sorunlarına çare bulmak için kent araştırmacılarının, çeşitli sloganlarla alternatif kent akımlarını ortaya attığı ancak genel olarak hepsinin hedefinin kentsel sürdürülebilirlik olduğu ve çoğunun da konuya tek yönden yaklaştığı ifade edilerek, eleştirilmiştir.
Tek bir alanda yoğunlaşan ‘Dijital Şehirler’in düşüşe geçmesi, ‘Akıllı Şehir’ kavramının ön plana çıkması ile doğru orantılı olmuştur denilebilir. Bunun sebepleri ise, kavramın dijitalleşme ve bilgi işlem teknolojilerini temel olarak alması ancak bunun yanı sıra birçok yönden sürdürülebilirliği de hedef edinmesidir.
Bir kentin, kullanılan farklı ifadelerdeki gibi bir kent olabilmesi için, kentte ortaya çıkabilecek sorunların çözümünde bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak çözümler geliştirilmesi ve kentte yaşayanların da bu çözümleri bir yaşam tarzı olarak benimseyip kullanmaları gerekmektedir. Dolayısıyla kentin değişip dönüşmesi, üst nesil teknolojik sistemlerin kullanılmasını gerektirmekte ve bu husus da yenilikçi adımlar atılarak gerçekleştirilebilmektedir.
Planlama ve tasarım disiplinleri de bu yeni yaklaşıma uyum sağlayarak akıllı çevrelerin yaratılması arayışlarında gayret göstermektedir. Bu kapsamda insanların yaşam kalitesini artıran sosyal donatı merkezleri önem kazanmaya başlamış ve akıllı parklar kavramı gündeme gelmiştir. Akıllı parklar teknolojiler, park yöneticileri, tasarımcıları ve savunucuları ile yapılan görüşmeler yoluyla belirlenen park bileşenlerine göre düzenlenmektedir. Bileşenler, çoğu kent parkı için ana özellikleri ve yönetim hususlarını temsil etmektedir.
Bu eğitim, parkları Akıllı (smart) yapmak için kullanılabilecek peyzaj bileşenlerine odaklanmaktadır. Öne çıkan teknolojilerden bazıları yeni iken; bazıları ise, teknolojik gelişmelerle günümüz parklarında yer almaktadır. Akıllı parklar çoğu şehir parkı için ana özellikleri ve yönetim hususlarını temsil eden, teknolojik gelişmeler, park yöneticileri, tasarımcıları ve savunucuları ile yapılan görüşmeler yoluyla belirlenen park bileşenlerine göre düzenlenmektedir. Bu bileşenler peyzaj, sulama, yağmur suyu, sert peyzaj, aktivite alanları, şehir mobilyaları ve konforlar, aydınlatma ve dijital ortamlar olarak sıralanmaktadır.
21. Yüzyılda, iklim değişikliği, karbon yönetimi, biyoçeşitlilik, bilgi toplumu, dijital/akıllı/ekolojik şehirler, yapay zekâ ve uzay teknolojisi gibi konular gündemi oluştururken çok yönlü bir değişim ile olumsuzluklar ve sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunların çözümü ve iyileştirilmesi için tekil mimari yaklaşımlardan ziyade mimarlık bilimlerinin iş birliği kapsamında multidisipliner bilimsel araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Nitekim bu çalışma ana eksende akıllı parkları oluşturan peyzaj bileşeni ile birlikte kültürel ve doğal peyzaj alanlarının planlanması, tasarımı ve yönetilmesi sürecine atıf yapmaktadır.
Destekleyen Kuruluşlar



